Colins Blog Colins Blog

Dünden bugüne rock’n roll ruhu

Elvis Presley’den The Beatles’a, Jimi Hendrix’ten Kurt Cobain’e, Joan Baez’den Greenday’e rock tarihi hakkında bilgi bombardımanına hazır mısın? Öyleyse hemen başlayalım!

“Rock’n roll nedir?” denildiğinde verebileceğin net bir cevabın var mı?

Biz hemen ortamlarda “cool” olma seviyeni yükseltecek o bilgileri derinlemesine vermeye başlayacağız ama önce özet geçelim. ABD’de 1950’li yılların başında filizlenen ve 60’lardan sonra özellikle İngiltere’de farklı stillerde icra edilen rock müziğin kökleri, aslında 40’lar ve 50’lerde güçlü olan blues, R&B ve country müziğe dayanıyor.

Rock müzik ayrıca ilerleyen dönemlerinde, electric blues ve folk gibi bir dizi başka türün yanı sıra caz ve klasik müzik gibi farklı türlerden de etkilendi. Böylece ortaya çıktığı zamandan beri müzik piyasasının en etkili türlerinden biri olmaya başladı. Peki rock müziği poptan ayıran en büyük özelliği nedir? Bu sorunun ilk akla gelen cevabı, pop müzik gibi aşkı konu alan şarkı sözlerinin yanında güçlü sosyal ve politik fikirleri savunan çeşitli temaları da ele alabilmesi. Yani isyanın sesi olması, asi çocukların elinde yeşermesi tesadüf değil.

Blues köle olarak hayatlarını devam ettiren siyahilerin müziği olarak doğmuştu. Bu isyan müzik piyasasını ele geçirince, belki teninin renginden dolayı yaşadıklarıyla değil ama hayatındaki diğer zorluklarla başa çıkmayan beyazlar da bu akıma ayak uydurdu.

Cleveland’da 1951 yılında DJ Alan Freed birçok ırka mensup dinleyici kitlesi için ritim ve blues müziği çalmaya başladı. İşte o tarihte bu müziği tanımlamak için ilk kez “rock’n roll” terimi kullanıldı.

Rock’n roll’un kralı Elvis Presley

Elvis Presley henüz 18 yaşındayken,  annesine sürpriz bir hediye hazırlamak amacıyla My Happiness ve That’s When Your Heartaches Begin isimli şarkıları kaydetmek için Sun Records Stüdyosu’na gitti. Tabii orada olur da keşfedilirse diye de hazırlıklıydı. Ama “Kamyon şoförlüğünde sana daha fazla ekmek çıkar” deyip uğurladılar. Karşılarında şöhretinin bugün bile sönmediği rock müziğin kralının olduğundan haberleri yoktu tabii. Rock’n roll’un gençler tarafından sevilmesiyle de artık geri dönüşü olmayan asi bir çağ başlamış oldu.

Ve The Beatles rock müzik sahnesinde…

The Beatles, İngiltere’nin rock müziğe kazandırdığı en güçlü isim oldu. Kıyaslamak gibi olmasın ama One Direction nasıl bugünün gençlerini büyülediyse, The Beatles da çok daha büyük bir güçle birkaç nesli birden etkiledi ve hâlâ etkilemeye devam ediyor.

The Beatles, Gerry & the Pacemakers, The Hollies ve The Searchers gibi gruplar beat kuşağının doğmasını da sağlarken, bir yanda da rock müziğin uluslararası icra edilen bir türe dönüşmesini olanaklı kıldılar.

Eric Clapton, Joan Baez, Bob Dylan…

Eric Clapton’ın en ünlü temsilcisi olduğu blues rock sahneye çıktığında artık yavaş yavaş farklı alt kategoriler rock müziğini şekillendirmeye başlamıştı. Örneğin Joan Baez ve özellikle Bob Dylan’ın başını çektiği folk rock, Amerikalılar’ın en sevdiği tür olmuştu. Savaş karşıtlığı bu müziğin o dönemdeki en büyük ilham kaynağıydı. Ama folk rock müziğin listelerdeki ilk başarısı 1964 yılında yayınlanan The House of the Rising Sun isimli şarkıyla İngiliz bir grup olan The Animals’a aitti.

Aynı dönemlerde psychedelic müzik, folk rock müziğini etkisi altına almaya başladı ve ortaya psychedelic rock çıktı. Bu sayede Jimi Hendrix’le tanıştık. Jimi Hendrix’in Purple Haze ya da Jefferson Airplane’in White Rabbit şarkıları gibi halüsinojenik ilaçlara doğrudan ya da dolaylı olarak atıfta bulunan sözler psychedelic rock’ın temel özelliklerinden biriydi.

Rock’ın bambaşka boyuta taşındığı 80’ler ve 90’lar

Progressive rock ile birlikte o çok sevdiğimiz Pink Floyd, Jethro Tull ve Genesis, İngiltere’den Amerikan müzik piyasasını yönetmeye başladı. Gençler artık sözleri daha güçlü, müziği daha sert bir rock dünyasıyla baş başaydı.

Rock’ın parlak yüzü

Sonra karşımıza zamanının çok ötesindeki David Bowie çıktı. Galiba İngiltere’ye teşekkür etmemiz gereken birkaç konudan biri kesinlikle dünyaya hediye ettiği müzisyenleri. Marc Bolan ve Daid Bowie’nin Ziggy Stardust karakterleri glitterle bezenmiş kıyafetleri, makyajları ve şovlarıyla rock’ın bambaşka bir yüzünü ortaya çıkardılar: Glam rock!

Tabii rock müzik evrimi bu kadarla sınırlı kalmadı. Punk rock, rock tarihindeki en düşük satışları gerçekleştiren alt tür olmasına rağmen etkisi büyük bir sosyal fenomene dönüştü. 1976’nın sonlarına doğru, New York’taki Ramones ve Patti Smith; Londra’daki Sex Pistols ve Clash gibi grup ve müzisyenler yeni bir müzikal hareketin öncüsü olarak kabul edildi. Ama “No Future” diyen grup aslında o kadar da umutsuz değildi. Sonuçta çoğu müzik dünyasında uzun süre aktif şekilde rol aldı ya da alıyor. Bu işi çok ciddiye alan Sid Vicious dışında.

Kurt Cobain ve grunge

Ve isyanın sesi olan rock müziğin en asi çocuğuna sıra geldi. Kurt Cobain ile özdeşleşse de aslında grunge, 80’lerin ortasından itibaren özellikle ABD’nin Seattle bölgesinde yeni rock ve dönemin ana akım müziğinin kontrastından ortaya çıktı. Nirvana’nın Nevermind albümündeki Smells Like Teen Spirit’i adeta grunge’ın marşına dönüştü ve 90’lar boyunca Pearl Jam, Alice in Chains, Soundgarden, Green River müzik listelerini ve çılgın festivalleri alt üst etti.

Rock müzik günümüze yetişti mi?

Biraz havasının söndüğünü ya da eski asi tavrının durulduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Joan Baez’in bir zamanlar Vietnam Savaşı bittikten sonra dediği gibi; asilik yapacak, protesto edecek konular ve sosyal hayat çok değişti. Instagram hesabı olan bir rock grubu gerçekten sistemi eleştirebilir mi ya da dijital dünyada var olmadan geniş kitlelere adını duyurabilir mi, bilemiyoruz… Müzik piyasası popüler kültürün elindeyken yine de müziğini icra edenler var tabii; Foo Fighters, Greenday, Coldplay, The Strokes , Imagine Dragons, 30 Seconds to Mars ve Arctic Monkeys sayesinde yeni nesil dinleyiciler rock müzikle haşır neşir olabiliyor. Ama artık ne 1969 yılının Woodstock Festivali ve katılımcılarının cool havası ne de sahnede tutuklanan Jim Morrison kadar asi ve özgür ruhlu rock yıldızları var.

Share Post :

More Posts